MİSAFİRLER

NAVİGASYON

Ana Sayfaya Dön
Favorilerine Ekle
Ana Sayfan Yap
Arşivler
Rss

EN YENİLER

Hazret-i Âdem ile Havvâ Vâlidemizin Affedilmesi
Firavun ve Sihirbazlar
Şeytanın Balı
Mağara Ashâbı
Bizans´ın İbretlik Sonu
Hz. Musa´nın Şeytanla Olan Hikâyesi
Osmanlı'nın Elbisesi Yetiyordu
Borç Alanın Kıssası
"Şimdi Kadınlar Gibi Ağlamak Yaraşır!"
Kifl Kıssası
Şimdi Top Devridir
Hazreti Süleyman ve Sivrisinek
Kırkpınar Efsanesi
Hani Ziyafet?
O Senin Ailenden Değil
Tuhaf Ama İbretlik Bir Vasiyyet
Gururdan Korkmak
Ya Gâzi Ol Ya Şehit
Osman Gazi'nin Vasiyetnamesi
Başını Vermeyen Şehit
"O İse Benim Sevdiklerimden..."
Yûnus Emre’nin Kabri
Şarap Şerbet Olursa
O Yüceler Yücesi Allah Kulunu Affetmez mi?
Kurtların Vazifesi

LİNKLER

Ehli Sünnetin Önemi
Tasavvuf Alemi
Son Uyarı
Islamic Slide
İlim Hazinesi
Darul Kitap
Yaklaşan Saat
Belgeseller
Çam Kozalağı
İmandan İhsana
Dinimiz İslam
Rahman
Firaset
Ahmet Mahmut Ünlü
İskender Paşa
İtibar Haber
Hakikat Kitabevi
Umut Fm
Gavs'ül Azam
Konyevi
Altınoluk
Dünya Bülteni
Nihat Hatipoğlu
Dualar ve Zikirler
Islam TV
Menzil
Beyan
Tomor Hoca
Ankebut
Gıda Raporu
Şebnem
Lalegül Fm
Minare İslam Blogu
Kalplerin Keşfi
Anadolu Gençlik
Milli Gazete
Tevhid Haber
Barbaros

ARKADAŞLAR

tekke
ibretlik
zorgunler
zerirem
kitabooku
islamimedya
islamiresimgalerisi
boykotcu
11eylul
herseyoyun
islamtv
cubbelihoca
gavsulazam
nurBOZKURT
aciksecik
bagimsizlik
kehkesani
yaallahu
YEMEKHANE
kalubela
gurbetdeyazmak
birdiyar
cansofi
cunonline
malikhane
sohbetsevenler
ahmettomorhoca
tabiin
koookle
Mansur
peygamberyarenleri
diayka
eyrasul
destebasi
bilimdunyasi2007
ehlidost
bilalcan60
islamicvideos
SLIDESHOW
hidayetvideo
nubuvvetagaci
dogrubirtanedir

Hazret-i Âdem ile Havvâ Vâlidemizin Affedilmesi

Şeytanın iğvâsıyla Cenâb-ı Hakk'ın emrine muhâlefet eden Âdem -aleyhisselâm- ile Havvâ vâlidemiz, cennetten çıkarılıp dünyâya gönderildiler. Hazret-i Âdem, melekler tarafından Hindistan'ın güneyindeki Seylan Adası'na, Havvâ vâlidemiz ise, Kızıldeniz kenarındaki Cidde şehrinin bulunduğu yere indirilmişti. Bu yüzden uzun bir müddet birbirlerinden ayrı kaldılar. Âdem -aleyhisselâm- ile Havvâ vâlidemiz tevbe ve istiğfâra devâm ettiler. Lâkin bir türlü affa nâil olamıyorlardı. Nihâyet:

“…Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımaz­san, mutlakâ ziyân edenlerden oluruz.” (el-A'râf, 23) diye duâ ettiler. Ayrıca rivâyete göre Fahr-i Kâinât Efendimiz'le tevessülde bulundular. Neticede Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in rûhâniyetine sığınarak O'nun bereketiyle ilâhî affa mazhar oldular. Hadîs-i şerîfte bu husus şöyle anlatılmaktadır:

“Âdem -aley­his­se­lâm- cen­net­ten çı­ka­rıl­ma­sı­na se­bep olan zel­le­yi iş­le­di­ğin­de, ha­tâ­sı­nı an­la­yıp:

«–Yâ Rab­bî! Mu­ham­med hak­kı için Sen'den be­ni ba­ğış­la­ma­nı is­ti­yo­rum.» de­di. Al­lâh Te­âlâ:

«–Ey Âdem! He­nüz ya­rat­ma­dı­ğım 1 hâl­de Mu­ham­med'i sen ne­re­den bil­din?» bu­yur­du.

Âdem -aley­his­se­lâm-:

«–Yâ Rab­bî! Sen be­ni ya­ra­tıp ba­na rû­hun­dan üf­le­di­ğin­de ba­şı­mı kal­dır­dım, ar­şın sü­tun­la­rı üze­rin­de “Lâ ilâ­he il­lâl­lâh, Mu­ham­me­dü'r-Ra­sû­lul­lâh” cüm­le­si­nin ya­zı­lı ol­du­ğu­nu gör­düm. Bil­dim ki Sen, zâ­tı­nın is­mi­ne an­cak ya­ra­tıl­mış­la­rın en se­vim­li­si­ni izâ­fe eder­sin!» de­di.

Bu­nun üze­ri­ne Al­lâh Te­âlâ:

«–Doğ­ru söy­le­din ey Âdem! Ha­kî­ka­ten O, Ben'im için mah­lû­kâ­tın en sevimlisidir. O'nun hak­kı için Ba­na duâ et. (Mâ­dem ki duâ et­tin,) Ben de se­ni ba­ğış­la­dım. Şâ­yet Mu­ham­med ol­ma­say­dı se­ni ya­rat­maz­dım!» bu­yur­du.” (Hâ­kim, Müs­ted­rek, II, 672)

Âdem -aleyhisselâm-, Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in ind-i ilâhîdeki şeref ve îtibârını hatırlayarak, nihâyet Cenâb-ı Hak'tan, O'nun yüzüsuyu hürmetine affını taleb edince, bu taleb kabûl edilmiş ve Allâh Teâlâ, kendisine Mekke istikâmetinde yol göstermek üzere bir meleği memur kılmıştır. Bu duâ bereketiyle Cidde'de yaşamakta olan Havvâ vâlidemiz de, diğer bir melek rehberliğinde Âdem -aleyhisselâm-'a doğru yola çıkarılmış ve Zilhicce'nin dokuzunda Arefe günü ikindi vakti Arafat'ta buluşmuşlar, gözyaşları içinde tekrar Rablerine istiğfâr etmişlerdir.

Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ'nın birbirlerine olan muhabbet ve meclûbi­yetleri, Havvâ'nın farklı bir cinsten değil, Hazret-i Âdem'den yaratılmış olmasından kaynaklanmaktadır.

İhsân ve keremi sonsuz olan Cenâb-ı Hak, onların duâlarını kabûl ettiği gibi, onların neslinden olup kıyâmete kadar her sene aynı gün ve saatte oraya gelip af talep edenleri de bağışlama lutfunda bu­lunmuştur. Hacıların arefe günü Arafat'a çıkıp istiğfâr etmelerinin hikmeti, işte budur.

1. Ezel­de yal­nız ken­di­si var olan Ce­nâb-ı Hak, in­san­lar ve cin­le­rin id­râk­le­ri se­vi­ye­sin­de bi­lin­me­yi mu­râd et­ti­ğin­den mâ­si­vâ­yı, yâ­ni ken­di­sin­den gay­rı olan her şe­yi ya­rat­mış­tır. Bu ya­ra­tış­ta ilk olan “Nûr-i Mu­ham­me­dî”dir. Bu se­bep­le­dir ki Al­lâh Ra­sû­lü -sallâllâhu aley­hi ve sel­lem-: “Âdem rûh ile ce­sed ara­sın­da iken ben ne­bî idim.” (Tir­mi­zî, Me­nâ­kıb, 1) bu­yur­muş­tur. Bu­na gö­re Pey­gam­ber -aley­his­sa­lâ­tü ves­se­lâm-'ın cev­he­ri de­mek olan Nûr-i Mu­ham­medî'nin ya­ra­tı­lış­ta ilk ol­ma­sı­na mu­kâ­bil, be­de­ne bü­rün­dü­rü­lüp ba's olun­ma­sı (gön­de­ril­me­si) en­bi­yâ sil­si­lesin­de en son­dur. Yu­ka­rı­da­ki ifâdede Nûr-i Mu­ham­medî de­ğil, be­şer sıfatı ile ba's olunan “Zât-ı Muhammedî” kastedilmektedir.

Yorumlar (7) :::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::: Bağlantı

<<< Önceki Sayfa ::::::::::::::::::::::::::::::::::::: Sonraki Sayfa >>>

İslami Resim Galerisi









































Sitene Ekle !